Sponsor Link


Üye Girişi
E-mail Adresi
Şifre
Şifremi unuttum
Üyelik Başvurusu
Serbest Piyasa
 
Linkler
Ekonomi
Günün Uyuşturucu Kaçakçılığı Haberleri
Günün Vurgun konulu haberleri
icra ihale ilanları
Kaçakçılık
Kamu İhale Yasaklıları Sorgulama
Konkordato
Mali Denetim
Mali Suç
Mali Sıkıntı
Sahtecilik
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Ünvan Sorgulama
Sektör Raporları (İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi.)
T.C Resmi Gazete
TC Kimlik Sorgulama
Ticaret Sicil Gazetesi İnceleme
Türkiye'deki Firmaları Ünvandan Sorgulama
Vurgun
İcra İflas ve Şirket haberleri
İflas
İnternet Vergi Dairesi
İstanbul Tİcaret Odası Firma Sorgulama
 
 
 
Dernek Yönetim Kurulu Üyemiz Sn. Süleyman Güner'in Katılım Dünyasi Dergisinde yayınlanan yazısı.

İSTİHBARAT EŞİTTİR BİLGİ 1980'lerde İnternet'in kullanımının yaygınlaşması ve nihayet 1995'te tamamen serbest bırakılmasından sonra girdiğimiz Bilgi Çağı, istihbaratın önemini ön plana çıkardığı gibi, geleceğini de şekillendirmede etmen unsur olmuştur. Aynı dönemlerde bankacılık, daha geniş anlamda ise mali sektör gelişerek , mortgage, faktoring, leasing, türev araçları, tüketici krediler, proje finansmanı, katılım bankacılığı, nakit yönetimi, doğrudan borçlandırma sistemi gibi yeni finansman yöntemleri, balon ödemeli, overnight, aylık eşit taksitli gibi değişik kredi türleri, nakit blokaj, ipotek, rehin, çek ve senet, vesaik, altın, hisse rehni vs yeni teminat çeşitleri yaratmıştır. Bankalar, Katılım Bankaları, Faktoring, Leasing, Tüketici Finansman Şirketleri, Alacak Sigortası Şirketleri, Varlık Yönetim Şirketleri gibi çeşitli finansman kurumları ortaya çıkmıştır. Bu kurumların gerek kredi dağıtımı, gerek tahsilat bölümlerindeki karar vericileri sağlıklı karar almak, alacaklarını takip edebilmek -ama özünde “güven” için- daha çok ve daha çok bilgiye ihtiyaç duymuşlardır. Giderek daha fazla risk alırken, agresif pazarlama oyununun içinde fren mekanizmasını devreye sokmak isteyen sistem, istihbaratı navigasyon cihazı gibi kullanarak önünü görmeye çalışmıştır. Böylelikle de “daha çok bilgiye”, “daha hızlı” ulaşan finans kurumları rekabette öne çıkmışlardır. Geri dönmeyen kredilerin derin analizi sonucu, tecrübeyle çok kez kanıtlanmış bir yargı, atasözü olarak kurumlarda nesilden nesile geçen bir cümle olmuştur: “Kredi batmaz, batık doğar!” Hatasından ders alarak gelişebilen tek varlık olan insan, yine insan unsurunun hata, ihmal veya suistimalinden gol yememek için “istihbarat” denen sistematik ve güvenli bir kavramı üretmiştir. Yüzeysel yapılan, gereksiz görülen, ihmal edilen veya görmezden gelinen her “bilgi”, perde kapandığında “teneke” zarar kaybı çöplüğünde “altın” bir külçe gibi parıldar. Bu nedenle de mali sektör, sistem içinde, istihbarat bölümüne “üçüncü bir göz” gibi yer açmak durumunda kalmıştır. Sadece mali sektör değil, reel sektör oyuncuları da öncelikle alacak takibi olmak üzere, franchising, corner, yurtiçi ve dışı bayi yapılanması, teminat çeşitlendirmesi yapmak için, küresel oyuncu olabilmek için her zamankinden daha çok istihbarata gereksinim duymuşlardır. Elindeki bilgileri “paylaşarak” daha çok bilgiye erişim gücünü idrak eden kurumların birleşimi, sinerji olarak Kredi Kayıt Bürosu’nu doğurmuş, Bankalar Birliği ise gelen talepler doğrultusunda kendi bünyesinde Risk Merkezi’ni kurarak bilgiyi güvenilir ve erişilelir bir arenaya sürüklemiştir. Bu süreçte yasal düzenlemeler de yapılmış, kredi değerlendirmesine yönelik istihbarat için Bankalar Kanunu’na istisnalar getirilerek altyapılar tamamlanmıştır. Kötü niyetli veya her türlü edimlerine sadık olmayan şahıs ve kurumların dolandırıcılık girişimleri, MASAK,UYAP gibi geniş katılımlı ve online ağlar yaratmış, Gelir İdaresi’nin vergi yüzsüzleri, SGK’nın yüzsüzler listesi web tabanlı paylaşıma açılmış, ihtiyati tedbir, e-haciz gibi sanal bilgilendirmeye dayalı kaynaklar, ihale yasaklıları, değerli birer bilgi kaynağı statüsüne kavuşmuştur. Halkın sağlığıyla oynayanlar deşifre edilir, hileli iflaslar basın yoluyla paylaşılır hale gelmiştir. Diğer yandan olumsuz bilgiler yanında olumlu bilgi de değerini belli etmiş, Ticaret ve Sanayi odaları doğru ve şeffaf bilgilere erişim ve ticaretin gelişimi için pozitif çek bilgisinin paylaşılması yönünde bizzat öneride bulunmuş, yeni ilişkiye geçecek şirketlerin karnesinin paylaşılabilir hale gelmesi, güven ortamı yaratarak, ticareti önünü görecek şekilde geliştirmiştir. “Globalleşme” ve “şeffaflık”, postmodern dönemin temel kavramları olarak ekonomik dünya içine girerek, “kazan&kazan”, “ortak bilgi platformu” gibi unsurlarla bilginin erişimini hızlandırmıştır. www.kap.gov.tr , www.ito.org.tr , www.gelirler.gov.tr , www.riskmerkezi.org.tr , www.ticaretsicilgazetesi.org.tr gibi sanal sitelerin etkin kullanımı artmıştır. Hatta arama motorları istihbaratçıların parmağının uzantısı şekline gelmiş, adli, polisiye, siyasi, ekonomik, muhasebesel, mevzuatsal hatta magazinel olaylardan dahi riski etkileyebilecek her türlü bilgiyi okumayı öğrenmelerine yol açarak, erken uyarı sistemlerini tetiklemişlerdir. Temelleri 1978 yılında atılan Banka ve Piyasa İstihbaratçıları Derneği de tüm bu enstrümanların ve tarafların ortasında yer alarak tarih boyunca işlevselliğini ve ağırlığını korumuştur. Dernek çatısında piyasa ayağı olduğu kadar, faktoring, leasing, katılım bankası, tüketici finansman şirketlerinin temsiline açık bir yapı oluşturulmuştur. Ayrıca, üyeleri bilgi, haber ve gelişmelerle desteklemek, koordine etmek ve yönlendirmek için, günlük basın bülteni, web sayfası, SMS ağı gibi olanaklardan yararlanılmaktadır. Bilgi gizliliğinin önemi konusunda hatırlatıcı uyarılarla, güvenin pekişmesi için çeşitli organizasyonlarla üyelerini yönlendirmektedir. Kalamoza ve kartoteks dönemlerinden, sanal iletişim sürecine geçiş süreçlerinde, bayrağı bir sonraki nesillere devreden yönetim anlayışı, daha kaliteli, güvenli ve hızlı bilginin peşinde olmuştur. İstihbaratın temel ilkelerinden “düzenli ve doğru veri depolama/sınıflandırma” zorunluluğu, yukarıda sayılan kurumların yazılımlarla sistemlerini geliştirmeye, istihbaratçıları daha teknolojik araçlarla donatmaya sevk etmiştir. Databaselerin kapasitesi, gelişime paralel olarak artarken, ihtiyati hacizler, ihtiyati tedbirler, iflas ertelemeleri, iflaslar, dolandırıcılık eylem girişimleri, yüzsüzler listesi, ihale yasakları, hesap araştırmaları, e-hacizler, basın haberleri gibi bilgiler de klasik moralite ekranlarına yuvalanarak çok yönlü bilgi ağını güçlendirmiştir. Tapu kayıtlarının yasal zeminde, müşterilerden alınan taahhütnamelerle finansal kurumlara kısmen açılması sürecinde İstihbarat Bölümleri uzun uğraşılar göstermiş, meyvelerini ise kısa sürede almaya başlamışlardır. Küresel rekabet, kredilendirme konusunda bilgi erişimine hızın artmasını tetiklemiş, istihbarat kadrolarının gençleştirilerek teknolojiyi daha etkin kullanılmasına itmiştir. Ancak, tecrübe ve birikimli kadrolar da, yaşanan krizleri, yapılan operasyonları, ikinci/üçüncü kuşak yönetici/sermayedarların iş görme riskini iyi okumaları, eskiye dayalı geniş bilgi ağları ve güçlü hafızaları nedeniyle ağırlıklarını kaybetmemişlerdir. Gelinen dönemde güvene dayalı ilişkiler artarak, yerinde ziyaretler, sektör temsilcileri ile sıcak temas gibi unsurlar da daha önplana çıkmıştır. İstihbarat camiası bir aile gibi kenetlenerek, güven yoluyla, tarafsız ve tutarlı bilgilerle çalıştıkları kurumlarını destekleyerek, katma değerleri gözle görülür bir şekilde yüksek olmuştur. Öyle ki; yeri gelmiş trilyonluk krediler, maliyeti ufak bir bilgiyle verilmekten son dakika vazgeçilmiş, yüksek montanlı çekler hatır çeki olduğunu ispatlanmasıyla teminata alınmamış, ya da teminatlarla güçlendirilerek, risk minimize edilmiştir. Değeri yadsınamayan bu birimin gücü, kalifiye kadroların desteklenmesi için kurum içi ve dernek bünyesinde eğitimlerle korunmaya çalışılmıştır. Bilgili ve kendini çabuk yetiştiren istihbaratçıların transferi hız kazanmıştır. Ancak krizlerin sık yaşandığı dönemlerde ise kadroların azaltılması kaçınılmaz olmuştur. Bazı kurumlarda, İstihbarat Bölümleri içinde sektörler hakkında sürekli ve güncel veriler toplayan kadrolar oluşmuştur. İstihbaratçılar, istihbaratını yaptıkları konuyu, moralitenin yanısıra, sektör bilgileri, trend halindeki risk gelişimleri, piyasa istihbaratları ile destekledikleri raporlarını sunarak, mali tahlil raporunun “mütemmim cüzü” şeklinde kredilendirme sürecinin ilk ayağında yeralmasını sağlamışlardır. Böylelikle efor ve zaman kaybı yerine, alınan değerli “ön bilgi” dahi kurumları ölçülemez risklerden korumuştur. Piyasaların kırılganlığı, bilgi kirliliği, hatalı ve eksik bildirimler, kararmatik ve rating programlarının yetersizliği gibi teknolojinin yan etkileri ise istihbaratın hiç bir zaman otorizeleştirilemeyeceğini ve vazgeçilmezliğini kanıtlamış, karar vericileri bilgiyi istihbaratçılardan temin veya teyid ettirmeye zorlamıştır. Kapanan, el değiştirilen, ünvan değiştiren, iflas erteleme alan, paravan şirketlerle yönetilen binlerce şirkete rağmen değişmeyen asli unsurunun insan (eski ortak/basiretsiz yönetici) olması gerçeğinden hareketle, adeta hafiye gibi iz süren istihbaratçıların şüpheci yaklaşımlarının, bazen hiç de haksız yere olmadığını kanıtlamıştır. Mali tabloları hazırlayanların daha profesyonel, finansman müdürlerinin eski bankacı olması, mali tabloların kredi veren açısından risk algısını da etkilemiştir. Kurumlar, daha profesyonel mali tahlilciler çalıştırmaya, görünenin ötesindeki fiktif karlar, manuplatif hareketler, makyajlanmış hesapları ortaya çıkarıp, riski baştan görmeye çalışmışlardır. Teminat alırken bazı hizmetleri outsource ederek, daha profesyonel kurumlarla işbirliğine yönelmişlerdir. Piyasa istihbaratçıları, finansal kurum istihbaratçıları ile temaslarını korumuş, piyasanın içindeki varlıkları ile onlardan hep bir adım önde olmuşlardır. Kendisine rakip görerek, istihbaratçılığın sistem dışı kalmasından korkulan kurumlardan aldığı bilgiyi bir manivela gibi kullanarak, işbirliği halinde çalışarak, daha doğru ve hızlı bilgi erişimini desteklemesi ise istihbaratın daha ileriye taşınmasını sağlayacaktır. Son cümle olarak, eğer istihbari bilgi’ye kaldıraç dersek, “bize bir kaldıraç verin, dünyayı yerinden oynatalım”. Süleyman Güner BANKA VE PİYASA İSTİHBARATÇILARI DERNEĞİ 1978 yılında kurulan Banka ve Piyasa İstihbaratçıları Derneği, İstihbarat, Mali Tahlil, Kredi Değerlendirme ve Kredi Pazarlama gibi konularda görev yapan kişiler arasında mesleki dayanışmayı sağlamayı amaçlamaktadır. Dernek çatısında, serbest piyasadaki şirketlerin bünyesinde yapılanması olan istihbarat elemanları olduğu kadar, faktoring, leasing, katılım bankası, tüketici finansman şirketlerinin temsilcileri de yeralmaktadır. Bugün yaklaşık 1000 üyeye ulaşan Derneğimiz bir yandan da zaman zaman çeşitli sosyal sorumluluk projeleri konusunda yardım kampanyaları düzenleyerek, üzerine düşen maddi, manevi desteği vermeye çalışmaktadır.
Sponsor Bağlantı




Anket
Dergimizi okuyor musunuz?
Evet
Hayır
  
Köşe Yazıları
Gamze Kanar
Ohal Kapsamında Değerlendirilen Yeni Çek Yasası il
TURGAY DUMAN
HIZ VE KAYGI
Tüm Köşe Yazıları
Kimler Online
Bugün 42 kişi ve toplam 347,078 farklı kişi ziyaret etti.